![]() |
istnbl |
Ramazan'ın ilk hafta sonu akşamını bir Ramazan klasiğimiz olan Sultanahmet'te geçirmeye karar verdik. İftar vaktinde Sultanahmet'in çok kalabalık olduğunu bildiğimizden Sultanahmet'in içinde değil de yakınında bir yerde güzel bir pizza ile iftarımızı yaptık. Yemeğimizi bitirdikten sonra yola koyulduk ve Süleymaniye'ye gittik.
Süleymaniye'deki o harika manzarada resmen tüm İstanbul ayaklarımızın altındaydı. Ama gece olduğu için fotoğraflarda o kadar muhteşem gözükmüyor. Ordan baktığımızda Boğaz Köprüsü, Galata Kulesi, Galata Köprüsü, Kızkulesi ve Ramazan için güzel mahyalarıyla ışıl ışıl parlayan bir sürü cami görünüyordu.
Teravihden sonra Süleymaniye'den ayrıldık ve kolayca Sultanahmet'e ulaştık. Kolayca dediğim iftar zamanına göre kolay. Yoksa yolun öyle çok da açık olduğunu söyleyemem. Sonra Sultanahmet'te biraz dolaştık. Pişmaniye yapan amcaları seyrettim, közde kahve pişiren amcaları da seyrettim, Bir de tabaklara veya çerçevelere isteyenlerin isimlerini yazan amcaları seyrettim:)
Saat gecenin yarısını geçmişti. Kalabalık hiç azalmamıştı. Kalabalıktan yeryüzü gözükmüyordu adeta:) :D Ayrıca o gece Sami Yusuf konseri vardı Fesane'de (orası daha da kalabalıktır herhalde.). O yüzden CD'cilerde hep Sami Yusuf çalıyordu.
Zaman hızlıca geçti, iyice geç oldu. Artık karnımız acıkmaya başlamıştı. Tabi ki de yemek yemeye değil; macun, kestane, boza, künefe, sütlaç, kabak tatlısı, pişmaniye, patlamış mısır, lokma, baklava vb. yiyeceklere acıkmıştı karnımız. Biz de gittik canımız ne çektiyse aldık, elimizde birer bardak çayla oturduk. Değmeyin keyfimize:) Aşağıda çektiğim fotoğrafları görebilirsiniz.