6 Temmuz 2008 Pazar
Çılgın Türkler:)
23 Mayıs 2008 Cuma
Bir İstanbul Klasiği - Çamlıca
Bir de kuşların göç mevsiminde araştırmacılar ve kuş severler buradan kuşların uçuşunu gözlemliyorlar. Göç yolları Çamlıca'dan geçtiği için buradan çok iyi gözlemleniyormuş.
Ayrıca tepede yiyecek içecek satılan bir tesis var. Aslında eskiden ortada bir kulubenin içinde teyzeler gözleme yapıyorlardı:) Bu da turistlerin çok hoşuna gidiyordu ama nedense artık kaldırılmış.
Bir de güvercin kafesleri var. İçerde minik bir güvercin yavrusu vardı ama buradan gözükmüyor:)
Bahçesinde çiçekler, duvarlarda sarmaşık güller var ve kimi yerlerden geçerken insanın burnuna çiçek kokuları doluyor.
Küçük bir bölümde de çiçekler satılıyor.
Baharda rengarenk laleler vardı tepede ama onları fotoğraflayamadım malesef..
Çamlıca tepesi İstanbul'da, özellikle Anadolu Yakası'nda yaşayanlar için vazgeçilmez bir klasik olsa da başka şehirlerden veya ülkelerden gelenlerin mutlaka uğramaları gereken bir yer olduğu kesin..
31 Mart 2008 Pazartesi
İskoç Dostlarımla Keyifli Bir İstanbul Turu:)
Kızlar ilk günlerde bize soğuk davranıyorlardı. Türkiye hakkında geniş bilgileri olmadığı için biraz ürkeklerdi. Fakat beraber zaman geçirdikçe bize alışmaya başladılar ve çok eğlenceli vakit geçirmeye başladık. Beraber gezdiğimiz bir kaç yerden bahsedeyim diye düşündüm. Mesela Sultanahmet Camii, Ayasofya, Yerebatan Sarnıcı, Topkapı Sarayı, Kapalı Çarşı...
Bu yerlerin hepsine daha önce pek çok kez gittim tabi ama başkalarını gezdirmenin zevki bir başka oluyor. Misafirlerimiz sanırım en çok Beylerbeyi Sarayı'nı beğendiler ama onu daha önce anlattığım için tekrar anlatmayacağım.
Ayrılık vakti geldiğinde vedalaşmak hiç de kolay olmadı. İlginç olan şey, başlangıçta bu kadar soğuk olan İskoç arkadaşlarımızın vedalaşırken resmen ağlaması oldu... Bize sık sık teşekkür ettiler ve hiç ülkelerine geri dönmek istemediklerini, İstanbul'u çok özleyeceklerini söylediler. Onların yaşadıkları yerlerde bu kadar çok gezecek görecek yerler yokmuş. Ben de bir daha İstanbul'a gelmelerini çok isterdim.
Bana ilginç gelen bir başka olay ise misafirlere Kız Kulesi'nden bahsettiğimde şaşırmaları ve böyle bir yeri daha önce hiç duymamadıklarını söylemeleri oldu. Halbuki İstanbul'a gelmeden önce blogumu ziyaret etselerdi böyle mi olurdu:)
18 Şubat 2008 Pazartesi
İstannbull'da kar var!!
Ve işte bu da küçük kirpi kafa! Aslında geleneğimi bozmayıp kardan adam yapmak istedim ama karlar toz gibi yağdığı için birbirine yapışmıyor. Kartopu bile düzgün olmuyor, hemen dağılıyor. Ben de bir kartopu yapıp pencerelerden, arabalardan sarkan buzları tepesine sapladım. Böylece sevimli bir kirpi kafam oldu. Şimdi pencerenin önünde etrafı serediyor. Size de karları iyice seyretmenizi tavsiye ederim. Çünkü bir daha ne zaman yağacağı hiç belli olmaz. Elimize geçen bu fırsatı iyi değerlendirelim:)
7 Şubat 2008 Perşembe
Meydan Alışveriş Merkezi - Doğa dostu! :)
(Not: Sadece bu fotoğrafı ben çekmedim, bunu bir mimarlık sitesinden aldım.) Bu yeşil alanlarda oturabiliyorsunuz. Kışın kimse oturmuyor tabi ama, yazın gerçekten çok güzel ve serinletici bir havası var. Meydan AVM, adını ortasındaki büyük meydandan alıyor.Meydan'ın sinema bölümü de çok güzel. Mimari açıdan çok şık. Bu alışveriş merkezinin tek eksiği yemek çeşitlerinin az olması. Ama hemen yanında İkea olması yemek yemek için bir avantaj. Fotoğraflarda gördüğünüz gibi ağaçlar da var Meydan'da.
19 Aralık 2007 Çarşamba
İstinye Park - Ağaç Gölgesi Olan Tek Alışveriş Merkezi:)
Bu cafenin ilginç yanlarından biri de içinde büyük bir akvaryumun olması. Tavanı da olan bu akvaryumun içinde rengarenk balıklar var. Genelde hayvanlarla ilgili ürünler satılan cafenin önünde büyük, hareketli bir timsah maketi var. Gerçekten de çok gerçekçi:)..
Rainforest Cafe'den çıkıp alt kattaki İstinye Pazarı'na gidelim şimdi. Burda organik meyveler ve sebzeler satılıyor. Gerçek bir pazar olmamasına rağmen beyaz ışıkla kaplı tavanı ortamın açık hava gibi görünmesini sağlıyor. Pazarda meyve sebzeden başka bakkal, aktar, kuru yemişçi, lokanta gibi yerler de var.
Bu pazarda bir de Fazıl Bey'in Kahvesi adında bir yer var. Ortasına kocaman bir çınar ağacı dikilmiş. Bu ağaç tabi ki doğal değil ama çok hoş bir görüntüsü var. Hatta bu yüzden İstinye Park, ağaç gölgesi olan tek alışveriş merkezi!
Dediğim gibi İstinye Park farklı bir alışveriş merkezi. İçindeki pek çok ünlü marka bazıları için daha da ilgi çekici olabilir. Ama burda markaları yazıp reklam yapmak anlamsız olur diye düşünüyorum. Benim tavsiyem gidin, gezin, görün. Yorulunca da bir ağacın gölgesinde kahvenizi yudumlarken soluklanın:) Şimdiden iyi eğlenceler...
10 Kasım 2007 Cumartesi
Havai Fişek Gösterisi - 29 EKiM
Günler öncesinden radyolarda, televizyonlarda, gazetelerde yayınlanmaya başlayan reklamlar 29 Ekim'deki büyük havai fişek gösterisini tanıtıyordu. Şimdiye kadar yapılan en büyük gösteri olacakmış İstanbul'da. Ben de bunu kaçırmak istemedim tabi. 29 Ekimi beklemeye başladım.
Sounuda 29 Ekim geldi, hava karardı. Biz de bir grup tanıdıklarımızla beraber Salacak sahiline gittik. Lazer gösterileri ve müzik başlamıştı. Hemen fotoğraf çekmeye başladım.
Sponsor olan radyonun spikeri yapılan konuşmalardan sonra Belediye Başkanı geri sayımın ardından havai fişek gösterisini başlattı.
Bir gün gelecek çok daha büyük gösterilere sahne olacak Türkiye. Ama en büyük dileğimiz terörün ve savaşların bitmesi ve ülkemizde barış ve huzurun sağlanması. İşte en büyük gösteri, o gün Türk Milleti'nin yaşadığı sevinç gösterisi olacak...
